Kick boks’un çok eskilere dayanan bir tarihi yoktur. Son yıllarda gelişme göstermiş bir sistemdir. dövüş branşları genellikle Uzakdoğu kökenlidir.70 yılların başında yeni kavramlar ortaya çıkmaya başlamış ve batı dövüş sporlarında olan Uzakdoğu hegomenyasını yıkmak için alternatifler geliştirmeye başlamıştır. Zamanla doğu ve batı arasında bir kombinasyon oluşmuş ve buna batı modern spor ilminide katarak bunünki modern Kik boks sistemini kurmuştur.

Batının önderliğinde gelişen bu sistemi Amerika ve amerikan sineması Uzakdoğu sistemlerine karşı önemli bir rakip olarak algılamış ve tüm medya gücüyle bu yeni sistemi dünyaya tanıtmıştır. Beyaz perde sayesinde bir anda popüler bir spor branşı haline gelen Kick boks’ta kısa bir sürede federasyonlar kuruldu ve Avrupa,Dünya şampiyonaları yapıldı.

Amatör Kick boks un önde gelen kuruluşları Danimarka’nın Broby kentinde yerleşik
ınternatıonal amatör Kick boxıng spor assocıatıon (ıaksa)dır.
En önemli profesyonel kuruluşlar ise

World kıck boxıng asocıatıon (wka)
Internatıonal sport kıckboxıng assocıatıon (ıska) dır
. WKA full contack ve low-kıck (üst baldıra tekme) tekniklerini kabul ederken,ISKA bu tekme vuruşlarını yasakladı.
Muay thai birliği ise geleneksel tayland sistemi olan diz vuruşlu sistemle kendini temsil etmektedir.
Bugünki modern kıckboksta resmi olarak müsabakaları yapılan üç sistem vardır. bunlar sırasıyla şunlardır.

SEMI CONTACT
Bu uygulamada darbe rakibe temas gerçeklestirildigi an durdurulur bu da yaklasik bir santim vuruştur. Yani vuruştan itibaren bir santim sonra vuruş durdurulmalidir. Bu sistemde de puan kaybetme vardır. Nokta vuruslu bir müsabaka sistemi olan Semi Contact adından da anlasilacagi gibi Full Contact maçları öncesinde kisilerin eğitimlerini tamamlamasina olanak verir.

FULL CONTACK
Koruyucu malzemesi Full Contact ile ayni olan bu sistemde vuruşlar tamamen serbesttir. Rakip yere düsünce de vurulabilir. Yani tam anlamiyla serbest dögüstür.Çogunlukla profesyonel maçlar yapilir. Bu maçlar da para ödülü vardır.
Bugün çok degisik türlerde dögüs stili sporcu veya antrenörleri Ful Contact yaptiklarini iddia etmektedirler. Iste bu noktaya gelindiğinde bir kavram karkaşası ortaya çikmaktadir.Bilhassa bir çok vurusa izin vererek stiller kendilerini Tam Temaslı diye tanimlamaktadirlar.Ancak burada bir yanlislik vardir. Çünki ilk basta Full Contact oluşurken her stilden müsabıklar belirlenen ortak kurallarla dögüstüler. Fakat zaman içinde özellikle Full Contact çalismayanlar elendiler.
Diger stillerde çalisanlar "All Style Open" yani "Her Sisteme Açik" turnuvalarla bir çesit Full Contact yapmaya devam ettiler.Zaten basta da bahsedildiği gibi her stilde (Karate, Taekwonodo, Kung-fu gibi) Full Contact müsabaka yapmak mümkündür. Fakat bu gerçek Full Contact değildir.
Serbest Dögüs Sanatlarin daFull Contact'a en yakin spor Tayland Boksu (Muay Thai) dur. Fakat Full Contact kabul edilmez. Bu tür sistemler "Contact" yani "Temaslı" olarak adlandirilirlar. Hatta bir çok ülkede bu karisikliga son vermek için Full Contact'a "Amerikan Boksu" denmeye baslanistir. Önceleri belirli asamalardan geçmiş ve kendini kanitlamis bulunan Taekwaondo'cu, Kung-fu'cu ve Karateci Full Contact yapabiliyordu. Bugün yine baska stillerde çalisip Full Contact maçlarina katilanlar vardir. Fakat yanlizca Full Contact ögreten okullar her geçen gün yayilmaktadir.



LAYT CONTACT
Tekniklerde kontrol gereklidir. Nokta vurusu esas alinir. Hedefe vardigi an durması esasdir. Bu basarildigi zaman puan alinir. Aksi halde yani temas gerçekleşirse (rakibin hatasi hariç) puan kaybedilir. Touch Contact maçlar Amerika'da kisilerin Full Contact müsabakalari öncesinde tekniklerini geliştirmesine olanak tanır.


FULL CONTACT'IN TARIHI

Full Contact kelime anlamı olarak Türkçe'ye "Tam Temaslı" diye çevrilse de bu içer Full Contact kelime anlamı olarak Türkçe'ye "Tam Temaslı" diye çevrilse de bu içerik olarak yanlis bir çevirmedir. Burada kelime olarak değil anlam olarak çevirisi yapılabilir. Bu da ancak "Serbest Vuruşlu" olabilir.
Yani iki sporcu karsi karsiya gelip belirli kurallar çerçevesinde vuruş gücünü kisitlamadan birbirleri karsisinda nakavt yada puan üstünlüğü ile ile galip gelmek için mücadele ederler. Tabii ki kuralların olusturulmasi ve bir takım koruyucuların kullanilmasi Full Contact'i sokak dögüsünden ayirir.
Full Contact'in tarihine bir göz atacak olursak 1970'li yıllardan itibaren tanınmaya ve yayılmaya basladigini görürüz. Bu stilin kurucuları ve önderleri Amerikalı Jhoon Rhee, Aaron Baaks, John Worley, Mike Stone gibi Taekwondo ve Karete ustalaridir. Bruce Lee de Contact müsabakalaritercih ettigi için Full Contact'i destekliyordu.
Bu sahislar ilk Full Contact maçlarini düzenlemeye ve stili tanıtmaya basladilar. Tabiki bir çok kurallar getirdiler. Bu kurallar çoğunlukla degisik dögüs sistemlerini ortak bir noktada buluşturmaya çalismak ve yeni stilin gelişmesini sağlamak içindi. Önceleri oldukça serbest olan maçlar daha sonraları kurallarla düzenlendi. Bu düzenlemelerden sonra Full Contact çesitli birlik ve federasyonlar tarafından tanindi ve bu kuruluşlar tarafından müsabakaları tertiplenmeye baslandi.
Bu stilin ilk sampiyonlarinin arasında
Jeff Smith,
Bill Wallece,
Chuck Norris,
Joe Lewis,
Steve Anderson,
Gordon Franks,
Ray McCallum,
Dominique Valera görülür.
Diger ülkelerden bir çok unutulmaz şampiyon çikmistir. Dünya çapında en ünlü Full Contact dögüscüsü Amerikalı Bill Wallace'tir. 35 yasina kadar dögüse devam eden Bill Wallace,dünyanın en hizli sol bacagina sahip dögüscüsüdür ve "Mr. Super Foot" diye adlandirilmistir.
Kurallar



Kıck boks müsabakalarında müsabıklar özel eldiven, ayak koruyucu, kogi ve dislik takarak ringe çıkarlar. Müsabakaların yapildigi yer genellikle boks ringi olup 9x9 ebadindadir.
Bazen de yerden yüksekte özel ölçülerdeki ringlerde müsabakalar yapilir. Müsabakayı bir orta hakem ve iki veya dört yan hakemle birlikte yönetir. Rauntlar 2 veya 3 dakika olur.
Amatör müsabakalar 3 raunddan baslar. Profesyonel müsabakalar ise 5 raund üzerinden yapilir. Ülke, Avrupa ve Dünya sampiyonalari ve unvan maçları ise en az 10 raund olarak yapilir.
Müsabakalarda uygulanan el teknikleri normal boks teknikleridir. Ayak teknikleri ise ayakla yapilir. Diz ve kaval kemiği ile vuruşlar yasaktır. Maçlarda belirli sayıda tekme atma zorunluluğu vardır. Bu tekmeler yan hakemler tarafından sayilir.
Diz, dirsek vuruslari, tutuş ve süpürme yasaktır. Avrupa'da yapılan bazi Full Contact müsabakalarında tutuş ve süpürme belirli saltlar dahilinde serbesttir.
Yine Amerika’daki bazi turnuvalarda rakibin ayagi yerden kalktigi an baldirlarina ayak tekniği uygulanabilir. Bu vuruş puan almaz fakat rakibi aldatabilir.
Çeşitli ülkelerde bir çok degisik kuruluş tarafından organize edilen Full Contact maçları ile ilgili iki büyük kuruluş vardır. Bunlar Professional Karate Association (PKA) World Karate Association (WKA) dir.

YUMRUK TEKNİKLERİ

Staright punch : (streyt panç) direk yumruk

Hook puch : (huuk panç) kroşe yumruk

Uppercut punch : (apırkat) aparkat yumruk

Backfist : (bekfist) dış el yumruk



TEKME TEKNİKLERİ

Round house kick : (raund haus kik) dairesel tekme

Front kick : (front kik) karşı tekme

Side kick : (sayd kik) yan tekme

Hook kick : (hu kik) kanca tekme

Push kick : (puş kik) basma tekme

Axe kick : (eks kik) balta tekme

Crescent kick : (kreskent kik) hilal tekme

Back kick : (bek kik) geri tekme

Back side kick : (bek sayd kik) geri yan tekme

Spinning back kick : (spining bek kik) dönerek geri tekme

Spinning side kick : (spining sayd kik) dönerek yan tekme

Spinning hook kick : (spining hu kik) dönerek kanca tekme.
GÖKHAN SAKİ KİMDİR?
Cuma, 12 Aralık 2008



ÖZEL HAYATI

18 Ekim 1983 doğumlu ağır sıklet K-1 dövüşçüsü. Lakabı ASİ... Aslen Karslı ancak Hollanda'nın Rotterdam şehrinde yaşıyor. Tek mesleği profesyonel dövüşçülük. 97 kilo ve 1.84 m boyunda. En beğendiği dövüşçüler Ramon Dekker ve Mustafa Dede. Futbolu, Seyehat etmeyi ve yemek yapmayı çok seviyor. Bekar... Antrenörü Hollandalı Cor Hemmers, Menajeri ise Bas Boon. Gökhan çalışmalarını Hollanda'da birçok K-1 yıldızının da bulunduğu Golden Glory kulübünde sürdüyor.

BAŞARILARI

K-1 2006 Amsterdam GP'si, K-1 2007 Yokohama GP'sinde ringe çıktı. 2002 yılında Hollanda'da Kickboks şampiyonlu oldu. 2003 yılında A.S.A'da Avrupa ve Dünya Şampiyonu oldu. 21 yaşındayken Badr Hari ile yaptığı maçta yenilmesine rağmen bir anda herkesin beğenisi topladı. Sonra Semmy Schielyt'ı bile yenmiş bir Rus'u Alexey Ignashov'u mağlup ederek adını altın harflerle Avrupa ve dünya dövüş arenasına yazdırdı. 2007 yılında Japonya'da Amada'yı TKO ile mağlu ettiği maçta izleyenlerin beğenisi toplamıştı. 2008 yılında bu sene WFCA Dünya Şampiyonluk kemerini beline taktı. Gökhan Saki bugüne kadar yaptığı 79 maçın 67'sini kazandı ve 11'ini kaybetti. 49 nakavtı bulunan ünlü dövüşçümüzün beraberliği bulunmuyor.1 kez sonucu belirlenemeyen maçı mevcut.

GÖKHAN, PAUL SLOWINSKY'İ TARİHE GÖMDÜ

Son olarak çıktığı maçta Amsetrdam'da Polonya asıllı Avustralyalı boksör Paul Slowinsky'i daha ilk roundda nakavt ederek tarihi bir başarıya imza attı. Rakibi bir round içinde iki kez yere indiren Gökhan 2. sinde rakibinin yerden kalkamaması sebebi ile mücadeleyi nakavt ile kazamış oldu. Slowinsky 2007 yılı K-1 Amsterdam şampiyonuydu..

YUNANLIYA ACIMADI

2007 Temmuz... Yunanlı dövüşçü Illiadis ile İstanbul'da yaptığı maçta rakibi ne kadar meydan okuduysa da maç başladıktan sonra 30 saniye geçmişti ki izleyiciler müthiş bir nakavt izlemişlerdi. Gökhan Saki ülkesinde çıktığı ilk profesyonel maçta Yunanlı Illiadis'i adeta bozguna uğratmış ve karşılaşmayı nakavtla kazanmıştı.

İSTANBUL'DA OLAYLI MAÇ

2 Kasım 2007 tarihinde İstanbul'da K-1 Networking şampiyonasında Dağıstan'ın ünlü dövüşçüsü Magomed Magomedov'u ilk roundda sürklase ettikten sonra rakibine bir kaç kez saydırdı. Sonra Karşılaşma 3 round sonunda bittiği sırada bir şakalaşma kavgaya dönüştü. Gökhan Saki'nin rakibine maç bittiğinde attığı şaka yollu tekme yanlış anlaşılınca ring karıştı ve büyük bir kavga çıktı. Sonra izlenen görüntülerin ardından Gökhan'ın attığı tekmenin şaka yollu olduğu açıklandı ve kazananın puanla Gökhan Saki olduğu K-1 Avrupa Koordinatörü Igor Sucshko tarafından açıklandı.

2008 K-1 HAWAII ŞAMPİYONU OLDU

Paul Slowinski'yi Amsterdam'da yapılan It's Showtime gecesinde nakavt ile mağlup ederek çıkış yapacağının sinyallerini veren usta dövüşçü son olarak çıktığı Hawaii GP'sinde bir gecede üç maç kazanarak şampiyonluğa imza attı ve altın kemeri beline taktı.

Gökhan Saki bu GP'de aslında açılış karşılaşması yapacaktı ancak bir sporcunun sakatlanmasının ardından 8'li turnuvaya dahil oldu... Sürpriz bir şekilde bir gecede üç maç yapıp şampiyonluk yarışına giren Gökhan önce Amerikalı Puu, ardından yine bir Amerikalı olan Rick Cheek'i eledi ve adını finale yazdırdı. Finalde karşısına çıkan isim Kore Cumhuriyetinden Randy Kim oldu. Ve Gökhan bu rakibini de diğerlerini olduğu gibi nakavt ile yenerek tarih yazdı...

Yarı Finale çıkan Gökhan Saki burada Ray Sefo'yu eleyerek büyük bir başarı gösterdi ve adı 2008 K-1 finaline yazdırdı...

Gökhan Saki finale çıkmak için son olarak Seul'de Ray Sefo'yu 4. round sonunda puanla eledi...

2008 K-1 Final gecesinde önce Ruslan Karaev'i puanla yendi sonra yarı finalde Remy Bonjaski'e 2. roundda KO oldu ve sezonu böyle kapattı...

2009 yılına bir hazırlık maçı niteliğindeki kapışmada Alman Arndt Bunk'ı nakavt ederek WFCA Unvan maçında galibiyeti elde eden isim oldu.

ALTIN KEMERE ÇOK YAKLAŞTI

Gökhan Saki K-1 -100 Kg final gecesinde Yokohama'da ringe çıktı ve ilk turda Surinamlı rakibi Tyrone Spong'u 4. roundda bir başka deyişle ektra round içinde nakavt ile mağlup etti. Ardından çıktığımaçta Japon rakibi Maeda ile kapıştı.. Kazandığı takdirde şampiyonluk kemerini beline takacaktı. Ancak ilk maçta rakibi Melvin Manhoef'i daha ilk roundda mağlup eden yorgun olmayan Keijiro Maeda'yapuanla ekbtra roundda hem de puanla yenildi ve kemere kavuşamadı.

BADR HARI KİMDİR?
Cuma, 21 Mart 2008



8 Aralık 1984 doğumlu olan Fas asıllı Hollandalı boksör Süper Ağır Sıklet kategorisinde dövüşmektedir. K-1 dünyasına, Stefan Leko’ yu ilk roundda o meşhur döner topukla tekme ile nakavt ederek 2005 Grand Prix’ inde önemli bir giriş yapmıştır. 28 Nisan 2007’ deki Grand Prix finalinde ise Yusuke Fujimeto’ yu ilk roundun 56. saniyesinde yüksek tekme vuruşu ile nakavtlayarak ilk kez bu organizasyonda kemeri beline takmayı başarmıştır. 1,97 boyunda ve 101 kg ağırlığındaki usta dövüşçünün stili Muay Thai şeklindedir.

Çalışmarına henüz 7 yaşında eski Dünya şampiyonu olan Mousid Akamrane’ in bir takım öğütleri altında başlamıştır. Gençlik döneminde antrenör olarak kendisine, Mohammed Ait Hassou’ yu seçmiştir ve çalışmalarını da Sitan Jimnastik salonunda gerçekleştirmiştir. Ancak bu salonun, Amsterdam’dan Rotterdam’ a taşınması ile kendiside bir başka antrenman salonu olan Chakuriki’ de çalışmarını sürdürmeye devam etmiştir. Bu salonda ise antrenmanlarında kendisine eşlik eden kişi Thom Harinck. Harinck’ in denetimi altında yeteneklerini bir hayli geliştirmiştir ve bu çalışmalar sonucunda antrenörü, öğrencisi Hari’ yi, hem Peter Aerts hemde Branko Cikatic’ den daha yetenekli bulduğunu da söylemeden geçememiştir. Thom Harnick ile olan birlikteliğinde yalnızca bir mağlubiyet almıştır. 2003 yılında antrenör değişikliğine giden Hari, Melvin Manhoef ile çalışmaya başlamıştır. Ve bu olay K-1’ in en önemli dövüşçülerinden biri olarak gösterilen Alexey Ignashov ile karşılaşmasından az bir zaman önce gerçekleşmiştir. Ignashov’ a karşı 3 round içerisinde nakavtlanmasına rağmen maç içerisndeki performansı ile dövüş dünyasından önemli sayılabilecek bir saygı elde etmiştir. Errol Paris, Antoni Hardonck, Aziz Katthou ve Gary Turner gibi isimlere karşı önemli galibiyetler elde etmiştir. 2005 yılının Şubat ayında Chakuriki’ deki çalışmalarına son veren Hari, menajer Simon Rutz ile kontrat yaparak, artık o da It’s Showtime ekibinin bir döçvüşçüsü olmuştur. Amsterdam’ daki ünlü Mejiro Antrenman salonunda çalışmalarına bir müddet devam ettikten sonra eski antrenörü Thom Harinck’ in yanına geri dönmüştür. Kaldı ki buradaki birlikteliği de bir kaç hafta kadar sürmüştür ve Mike Pessenier’ in kendi adını taşıyan salonunda çalışmalarına devam etmiştir ve şu an da bu antrenörle yola devam etmektedir. Mike Pessenier’ in, Joeri "The Shark" Mes, Bjorn "The Rock" Bregy ve Melvin Menhoef gibi boksörlere antrenman verdiğini de hatırlatmakta fayda var. Badr Hari ringe ayıplanacak şekilde yavaş gelişi ve koca ağızlı olmasıyla tanınır. Ancak sonradan bu alışkanlığını hızlı gelişleri ile sonlandırmıştır… Stefan Leko ile yapacağı maç da uzun süre gündemi meşgul etmişti. Rakibine karşı gençliğinin verdiği dinamzimden faydalanmak isterken, Stefan Leko ise Dövüş Sanatları kuralları altında yapılan Pride Organizasyondaki karşılaşmalarını bir bir kaybettikten sonra, Hari maçını K-1 için bir geri dönüş şansı olarak görmekte ve kazancağından emin olduğuna dair açıklamalarla bu maça bakışını gösterdi. Maç öncesinde her zamanki gibi Hari rakibini tahrik edecek davranışlarına devam etmekten geri kalmadı. Ve bu maç başlayana kadar da sürdü. Maç ise Hari’ nin beklentisinin aksine, Stefan Leko’ nun gönlüne göre geçti. İki boksörün de agresif başlangıcının ardından, Leko dönerek vurduğu tekme ile Hari’yi yere düşürmeyi başarmıştı ve karşılamayı da bu vuruşu ile kazandı. Bu karşılaşmanın ardından, Hari rövanş için çok beklemedi. Menajeri Simon Rutz, K-1 yöneticileri ile bir anlaşma yaparak, boksörü Hari’ nin, Stefan Leko ile bir rövanş yapmasını sağladı. 2005 yılındaki Grand Prix de kaybettiği maça rağmen kendine güveni tam olan Hari tecrübeli rakibinin çenesine dönerek vurduğu tekme ile rövanşını almış oldu. Ancak bu karşılaşma da oldukça sert geçti. Her iki sporcunun da yüzünde ve çeşitli yerlerinde kanama olduğu gözlerden kaçmadı. Hari rakibini olduça şiddetli bir vuruş sonrası nakavt ettikten sonra centilmenlik göstererek onu düştüğü yerden köşesine kadar gitmesine yardım etmiştir. Birçok boks otoritesine göre bu nakavt belki de o senenin en korkunç nakavtı olarak adlandırıldı. 2006 yılında Holanda’ da yapılması planlanan K-1 Organizasyonu yerine kendini son dakikada Yeni Zelenda’ daki K-1 oragnizasyonunda buldu. İlk turdaki rakibi ise Peter "The Chief" Graham’ dı. Maç öncesi basın toplantısında kötü imajını bir kez daha gösteren Hari rakibine sözlü hakaret etmesinin ardından ortam gerildi ve ik boksör bu esnada birbirlerine girdi. Graham’ ın cevabı ise ertesi gün daha da şiddetli oldu. Yapılan dövüşte Hari’ yi oldukça gösterişli bir performansının ardından nakavtla devirmeyi başardı ve rakibinin turnuvaya erken veda etmesine sebep oldu. 2006 yılında ise Dünya üzerinde tüm kick bokssverlere yönelik yapılan anket sonucu özel davetle K-1 Grand Prixine katılan Hari buradada uslu durmadı. Ruslan Karaev ile olan maçının henüz ilk raundda tartışmalı bir karar sonucu hakemin maçı durdurmasıyla yenik sayılan Hari kontrolünü kaybederek sağa sola saldırmaya başladı ve rakibine karşılık bir takım aşağılayıcı hakeretlerde bulundu ve sonunda soyunma odasına güçlükle gönderilebildi. Aynı sene içerisinde Tokyo’ daki turnuvada sıralamayı çok fazla etkilemeyn karşılaşmda Paul Slowinski’yi yenmeyi başardı. Ve bu maçın ardından ise Ruslan Karaev’ den rövanşı unutulmayacak bir maç sonrası aldı. Karaev’ in kendisini yere düşürmesinden henüz 8 saniye sonra bu kez o rakibini yere düşürerek maçı kazanmasını bildi ve bu galibiyet onu K-1’ de Dünya şampiyonluğu karşılaşmasına taşıdı ve fianlde Yusuke Fujimeto’ yu yenerek ünvanın sahibi oldu. Bu karşılaşmanın ardından da 5 Ağustos 2007’ de Hong Kong’ daki turnuvada Peter Graham’ ı final roundunun sonunda sayı ile yenerek rakibinden de rövanşı almış oldu. 29 Eylül 2007’ de K-1 Dünya Gran Prix’ i elemelerinde, bu organizasyonun Las Vegas ayağındaki şampiyonu Doug Viney’ i 2. roundda nakavtla yenerek ilk kez Dünya Grand Prix’ inde yer almaya hak kazandı. 8 Aralık 2007’ de Yokohoma’ daki finallerde bir diğer çok önemli kickboksçu Remy Bonjasky’ e kaybederek galibiyet serisine nokta koymak zorunda kaldı.

2008 sezonunda ise Yeni Zelendalı Ray Sefo ile çıktığı maçta adeta bir fırtına gibiydi. Rakibini Yokohama GP'sinde bozguna uğratan Faslı müslüman dövüşçü, Sefo'ya attığı yumruklar ve diz darbeleri ile nasıl büyük bir isim olduğunu bir kez daha ispatladı.

Aynı zamanda kendisine ait ‘Step in the Ring adlı’ bir müzik parçasıda bulunmakta. K-1 2008 finalinde önce Peter Aerts'ı TKO ve ardından Errol Zimmernman'ı KO etti ve finale çıktı... Finalde Remy ile karşılaştı... Bir kez yeri gördü hakem kendisine saydı ve sonrasında finalde rakibini yerde tekmeleyerek diskalifiye oldu. 400 bin Dolar para kaybetti.

Semmy Schilt ile maç yaptı ve Amsterdam Arena stadyumunda 15 Mayıs 2009 tarihinde çok sükseli bir galibiyet daha aldı. It's Showtime Dünya Ağır Sıklet kemer maçında 45 saniyede rakibini 2. knockdown'ın ardından TKO ile nakavt eden Badr Hari bu sezon K-1 final 16 maçında Azeri Türkü Zabit Samedov ile mücadele edecek...



KAZANDIĞI ÜNVANLAR


2009 It's Showtime Ağır Sıklet Dünya Şampiyonu

2008 K-1 Finalisti

2007 K-1 World Heavyweight Champion

2002 WPKL Dutch Muay Thai Champion


REMY BONJASKY KİMDİR?
Pazartesi, 03 Mart 2008




TURNUVAYI TERK ETTİ OLAY OLDU

10 Ocak 1976’ da Paramaribo Suriname’da dünyaya geldi… Hollanda’da ikamet ediyor… Spor hayatı daha çocuk yaşta 5 yaşında futbolla başladı… 16 yaşında yaşadığı sakatlık onu bu spordan uzaklaştırdı... 1 sene süren sakatlığın ardından 17 yaşında yakın bir arkadaşının da tavsiyesi ıle Muay Thaiye başladı… İlk profesyonel dövüşünü 19 yaşında Valentijn Overeem ile yaptı… Maçı TKO ile kazanarak dövüş dünyasına hızlı bir giriş yapan Remy Bonjasky’nin K-1 de ilk dövüşü ise K-1’ in efsane ismi Ray Sefo ile idi.. Maçı TKO ile alan Bonjasky K-1’de de göz doldurdu… Ve K-1 dünyasına girdi..
2003 yılında Japonya K-1 finalinde sırası ile Avustralyalı K-1 yıldızı Peter Graham’ı Fransız Cyrill Abidi’yi ve Japon Musashi’yi mağlup ederek K-1 2003 Grand Prix şampiyonu oldu. Bu süper başlangıçtan sonra zor maçlardan galip ayrıldı.


2004 finallerinde ise sırası ile Ernesto Hoost, Francois Botha ve Musashi’ yi yenerek 2003 deki şampiyonluğunun tesadüf olmadığını gösterdi ve şampiyonluğa 2. kez imza attı… 2005 yılı K-1 finallerine şampiyonluğunu korumak adına giren Bonjasky çeyrek finalde Stefan Leko ile karşılaştı.. Dövüs esnasında Stefan Leko’nun kural dışı hareketi ile kendini yerde bulan sporcu maça devam edemedi... Buna benzer bir davranışı daha sonra 2008 finallerinde bir daha gösterecekti Remy Bonjasky... Hakemler maçı bir saat sonraya erteledi.. 1 saat sonra ringe çıkan Bonjasky, Stefan Leko’ya karşı üstün bir maç sergilese de turnuvayı sürdürecek gücü kendisinde bulamadı ve onun yerine efsane isim Peter Aerts devam etti...


SUÇLULARI POLİSE TEMSİL ETTİ
2007 yılının ortalarında Hollanda’da, polise 2 azılı İngiliz suçluyu yakalattığı için madalya ile ödüllendirildi…


2007 Eylül ayında K-1 Seul’de Stefan Leko ile rövanş maçına çıkan Bonjasky yine dünyanını en iyi diz atan dövüşçüsü unvanını doğrulattı.. Bir dizle rakibini nakavt etti ve 8 Kasım 2007’de Yokohama Arena’ya K-1 finallerine tekrar gitme hakkına sahip oldu.


Çeyrek finalde Badr Hari ile eşleşen sporcu 3 roundluk dev maçtan galip ayrılmasını bildi yarı finalde vatandaşı Peter Aerts’a 3 round sonunda sayı ile yenildi. 2007 finallerine veda etti ve ülkesine eli boş döndü..


Remy Bonjasky 2008'de kariyerindeki 3. K-1 şampiyonluğuna imza attı. Finale gelirken Seul'de Paul Slowinksky'i ardından final gecesinde önce sakatlık yaşayan Jerome Le Banner'ı ardından Gökhan Saki'yi ters bir vuruşla nakavt etti ve finale çıktı. Finalde Badr Hari'yi lk roundda yere serdi sonra 2. roundda Badr Hari kendisini yerde tekmeyince sakatalndı ve maça devam etmedi. Bu durumda şampiyonluğa imza atarak tepkilerle birlikte şampiyonluk kemerini bir kez daha taktı ve 400 Bin Doların da sahibi oldu...

ANNE VE BABASI KISA BOYLU



21 Ağustos 1973 yılında, Rusya’da ki soğuk savaşın en yoğun olduğu dönemlerde, şimdi ki adıyla St.Petersburg olan o zaman ki adıyla Leningrad şehrinde dünyaya geldi. Nikolay Valuev’in bu denli uzun boylu olması ise beklenenin aksine anne ya da babasından gelen bir şey değil. Öyle ki Valuev ailesinde anne ve babanın boyu yalnızca 1 metre 60 cm civarında. Ancak Nikolay Valuev ise 2 metre 10 cm’nin üzerinde bir uzunluğa sahip. Bu konuda Nikolay Valuev’in büyük babasına benzediği söylenmektedir. Şöyle ki Nikolay Valuev’in büyük babası bir Tatardır. Vasily isimli bu Bey çevresi tarafından dev adam olarak tanınırmış. Şimdilerde bu yaklaşım torununa yapılamaktadır.

Nikolay Valuev’in ailesi çalışan tipik bir Sovyet ailesidir. Bu koşullar altında çocukluğu geçmiştir... Babası, Sergie bir fabrikada radyo tamiratı işleri ile uğraşırken annesi, Nadezhda’da bu çalışmalara yardımcı olmuştur. O dönemleri anlatırken Nikolay Valuev, ‘‘ Hiçbir şey kolaylıkla bize gelmedi. Hayat oldukça temeldi. Eski Sovyet rejimi farklı olsa bile azınlık ve yoksullarla birlikte geniş Amerikan şehirlerinde yaşamak gibiydi. Herkes çalışırdı. Herkes eşitti. Ben de diğer çocuklarla aynı çocukluğu yaşadım. Aynı oyuncaklara sahip olduk ve aynı hayat tecrübelerini yaşadık.’’

BASKETBOLCUYDU

Nikolay Valuev henüz 12 yaşında iken boyu tam 1 metre 93 cm idi. 13 Yaşına geldiğinde ise spor alanında uzmanlaşmış yatılı okula başladı. ‘’ Artık çocukluk dönemimin bittiğini anlamıştım. Diğer çocuklara göre insanların daha fazla dikkatini çekiyordum. Bugün gibi ortada bir şeydi. Ama her zaman ben kendimle yani bu yapımla birlikte yaşamıştım. Ardından spor ile ilgili bir şeyler yapabileceğimi düşündüm. Başka bir meslek ile uğraşmayı ise düşünmedim. ‘’ İlk olarak okulun basketbol takımında kendine yer buldu. Takımıyla birlikte Rusya şampiyonluğunun küçükler kategorisinde kazanarak şampiyonluk sevincini yaşadı. Valuev’in boyu 16 yaşına geldiğinde ise 1 metre 98 cm olmuştu. 18 yaşında ise 2 metre 6 cm’ye dayanmıştı. Bununla birlikte Su Polo ve Disk atma gibi uğraşıları da oldu. 19 Yaşında, kendi kategorisnde Disk Atma şampiyonluğunu kazandı.

Bu başarılarından sonra St.Petersburg Spor akademisinden davet aldı. Valuev, Olimpiyat Milli Takımında yer alarak gücünü burada da göstermek istiyordu. Okul hayatını spor ağırlıklı olarak geçirmeyi kendisine yön edinen Valuev bir yandan hevesli bir okurdu. Jack London, Agatha Christie, Arthur Conan Doyle, Tom Clancy, Jack London, Tolstoy ve diğer Rus yazarların eserlerini hevesle okumuştur. Bununla birlikte kendisi de şiirler yazmıştır.

BOKSLA 20 YAŞINDA TANIŞTI

20 Yaşına geldiğinde ise Boks antrenörü Oleg Shalaev ile tanışır. Shalaev onun boksör olmasını ve gücünü ringlerde göstermesini ister. Valuev de bu çağrıya kulak verir, boksa karşı olan ilgisi o andan itibaren artış gösterir.

Boksa başlamasına ilişkin o günleri şu sözlerle anlatır: ‘’Geç yaşta yeni bir spor dalına başlamak çok zor bir olay. Hemen hemen tüm boksörler boksu henüz küçük yaşlardan itibaren öğrenmeye başlar. Benim için ise her şey yeni gibiydi. Koşmak, yumruk atmak, zıplamak, yumruk torbası, hız torbası ... O güne kadar hayatımda (kimseye) yumruk atmamıştım. Bu benim için yeni bir Dünya gibiydi ve ben de bu dünyaya hemen dahil oldum.’’

O zaman ki Sovyet yönetimi profesyonel boksu ülkdede yasaklamıştır. Nikolay Valuev de amatör olarak kariyerine start verir. Aynı zaman da St.Petersburg’da yer alan bir restaurantda çalışmaktadır. Amatörde çıktığı 23 karşılaşmanın ardından ise profesyonelliğe geçiş yapar. Amatör kariyerindeki çıktığı karşılaşmaların tamamından galip ayrılır.
Visit the Site
MARVEL and SPIDER-MAN: TM & 2007 Marvel Characters, Inc. Motion Picture © 2007 Columbia Pictures Industries, Inc. All Rights Reserved. 2007 Sony Pictures Digital Inc. All rights reserved. blogger templates